KPLAW

İş Kuleleri, Kule 3, Kat:2, 34330,
Levent / Istanbul, Turkey

CONTACT

T: +90 (212) 249 29 39
M: info@kplawtr.com

Tahkimin yargılamasının önemli avantajlardan bir tanesi, tarafların hakemlerini seçebilmeleridir. Böylece taraflar, tarafsızlığına, bilgisine ve adaletine güvendikleri kişilerin uyuşmazlıkları hakkında karar vermelerini temin edebilir. Bu imkân hakemlerin kimler olması gerektiği ve tarafların hakemleri hangi kriterlere göre belirlemesi gerektiği sorusunu da beraberinde getirmektedir. 

Hakemlerin deneyimleri ve bilgileri kararın kaderini belirleyeceği için hakem seçiminde dikkat edilmesi gereken bazı kriterleri aşağıda dikkatinize sunduk. Şüphesiz bu sayım sınırlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre farklı kriterler ortaya çıkabilir. 

1-    Bağımsızlık ve Tarafsızlık 

Hakem seçme yetkisinin taraflara verilmiş olması, hakemin kendisini seçen taraf lehine hareket edeceği, bu tarafın vekili gibi davranacağı anlamına gelmemektedir. Taraflarca seçilen hakemler ve baş hakem, bağımsız ve tarafsız olmak zorundadır. 
 
2-    Uzmanlık

Seçilen hakemlerin tahkim yargılama usulü hakkında bilgili ve tecrübeli olması önemli ancak yeterli değildir. Hakem dava konusu uyuşmazlık hakkında hukuki ve sektörel bilgiye, donanıma sahip olmalıdır. Örneğin uyuşmazlıkla ilgili temel teknik terimleri, uyuşmazlığın esasına uygulanan hukuku bilen hakemin seçilmesi uyuşmazlığın çözümünü kolaylaştırabilir.

3-    Zaman Açısından Müsaitlik

Hakem seçiminde dikkate alınması gereken bir diğer husus da hakemin iş yükünün uyuşmazlığın çözümü için gereken zamanı ayırmaya uygun olup olmadığıdır. Özellikle teknik problemler içeren karmaşık tahkim yargılamalarında yüzlerce sayfa dilekçe ve delil sunulabilmektedir. Hakemlerden beklenen uyuşmazlığa en ince ayrıntısını kadar hâkim olabileceği zamanı ayırmasıdır.  Bu konuda İstanbul Tahkim Merkezi, hakemlere seçildiklerini bildirdiğinde iş yüklerini beyan etmelerini ve yargılama için gereken zamanı ayırabileceklerini yazılı olarak taahhüt etmelerini istemektedir. Hakemin gereken zamanı ayıramaması yargılamanın uzamasına, hatta hukuki dinlenilme hakkının temin edilmemesine neden olabilir.  

4-    Tahkim Dili

Seçilen hakem, tahkim diline bir yargılamayı yürütebilecek, duruşmalara katılabilecek, hakemlerin aralarındaki toplantılarda kendisini rahatça ifade edebilecek, hakem kararını yazabilecek derecede hâkim olmalıdır. 

5-    Uyuşmazlık Konusuna Yaklaşım

Bazı uyuşmazlıklarda, davacının dayandığı tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığı, hakemlerin hukuki anlayışlarına, tahkim anlaşmasını yorumlarken tahkim anlaşmasını ayakta tutacak bir yaklaşım benimseyip benimsemediğine bağlı olabilir. Şüphesiz, hakemin uyuşmazlık hakkında ne karar vereceğini önceden bilmek ya da kendisiyle tartışmak mümkün değildir. Zira, hakem olarak atanmadan önce uyuşmazlık hakkında görüş beyan eden hakemin tarafsız ve ön yargısız olduğu sonucuna varılması çok zordur.  Bu nedenle, hakem olması teklif edilen kişiler, kendisine bu teklifte bulunan taraf ya da taraf vekilleriyle uyuşmazlığı tartışamaz ve görüşünü beyan edemez. Hakem olarak seçilmesi düşünülen kişinin tartışmalı hukuki konularda yayınları varsa bunların incelenmesi faydalı olur. 
Bazı kurumsal tahkim kuralları uyarınca taraflardan birisi itiraz etmezse hakem kararları yayınlanmaktadır. Örneğin ICSID ve ICC Tahkim Kuralları bu şekildedir. Atanması düşünülen bir hakemin benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlar taraflara hakeminin konulara yaklaşımı hakkında fikir verebilir.  

6-    Önceki Deneyimler

Seçilmesi düşünülen hakemlerin hakem ya da vekil olarak görev yaptıkları başka tahkim yargılamalarındaki tutumlarını bilmek hakemi seçip seçmemek konusunda önemli bir kriter olabilir. Bu nedenle daha önce tahkim yargılamalarında hakem ya da vekil olarak görev yapan hukukçularla çalışmak oldukça faydalıdır.