KPLAW

İş Kuleleri, Kule 3, Kat:2, 34330,
Levent / Istanbul, Turkey

CONTACT

T: +90 (212) 249 29 39
M: info@kplawtr.com

Metaverse, kitleleri, içinde yaşamaya, etkileşimde bulunmaya, alım-satım yapmaya davet eden bir “öte evren” olarak karşımıza çıkıyor. Bu evrenin parçaları ise sanal gerçeklik, internet ve ileri düzey geliştirilmiş teknolojilerden oluşuyor. Kullanıcılar artık ekran önünde değil, bizzat bu dünyanın içine girebiliyor. Bu da şu an için iki şekilde mümkün olabiliyor; avatar dediğimiz bu dünya için bir dijital ikiz ve sanal gerçeklik gözlükleri gerekiyor. Kullanıcılar avatarlarıyla karşılıklı sohbet ediyor gibi düşünebilir, peki reel ortamda kahve içiyor gibi hissedebilir mi? İkisi benzer şeyler mi?

Belki de Neal Stephenson’un 1992 yılında yazdığı “Snow Crash” romanında yer verdiği “metaverse” olarak geçen alternatif dijital dünya için teknoloji devlerinin milyarlarca dolar yatırım yapacağı aklının ucundan bile geçmezdi. Her ne kadar metaverse yatırımlarında öncü isim olarak Mark Zuckerberg adı geçse de metaverse kavramı tek bir platformdan veya “Meta” şirketinden oluşmuyor. The Sandbox, Decentraland veya Otherside gibi başka şirketlerin de kendilerine ait kurduğu metaverse’ler bulunuyor. Dolayısıyla konuya bir yazarın distopya ürünü veya hayal dünyası olarak bakmak yerine, bilim kurgunun bizlere gelecekte neler sunacağına karşı pozitif yaklaşmak gerekiyor.

NFT, kelime olarak, Non Fungible Token yani değiştirilmesi mümkün olmayan token(para) anlamına geliyor. Ancak kelime anlamıyla para birimi olan NFT’ler değeri olan ve tahsil edilebilen dijital bir varlık olarak da temsil edilebiliyor. Dijital para birimlerinden farkı ise NFT’ler birbirinden farklı, özgün bir yapıya sahipler.  Sanat eserleri, görseller, videolar gibi dijital varlıklar en bilinen örnekler olarak karşımıza çıkıyor.  Mülkiyet anlayışı olarak NFT’ler ise, esasen dijital ürünlerin tescil edilmesini ve satılmasını sağlayan elektronik bir belge anlamına geliyor. Başka bir deyişle, NFT, bir ürün üzerinde hak sahipliğini gösteriyor ve dijital anlamda tescilini sağlıyor. NFT ile dijital bir ürünün tek kopyasının satılabilmesinden ve el değiştirebilmesinden bahsedilirken bu dijital ürünlerin satışlarının kimi zaman milyon dolarlarlara ulaştığını görüyoruz. Decentraland platformunda 2.43 milyon dolara satılan arsa, The Sandbox platformunda 650 bin dolara satılan sanal yat, Üsküdar Belediyesi’nin Metaverse'de satın alınması, ruhunu satan Hollandalı, Twiter Ceo’su Jack Dorsey’in 2.9 milyon dolara satılan ilk tweeti şaşırtıcı örnekler olarak karşımıza çıkıyor.

Metaverse Pazar Payı

Metaverse platformlarından arsa satın almak

Metaverse platformlarında parsellenmiş arsaları satın almak için birkaç işlem yapılması gerekiyor. Öncelikle ilgili platformda geçerli olan kripto para birimine ve dijital cüzdana sahip olmak gerekiyor. Her para birimi ise kripto para borsalarında listelenmiş şekilde bulunuyor. Örneğin Decentraland platformunda geçerli olan coin MANA iken, The Sandbox’te SAND olarak karşımıza çıkıyor. Bu borsalardan birinde hesap açılarak borsa sitesine ait dijital cüzdana yükleme yapılıyor. Sonrasında hangi metaverse platformundan arsa alımı yapılacaksa öngörülen prosedürler yerine getirilerek bu sitelerle MetaMask gibi entegrasyon sağlayan merkeziyetsiz bir cüzdana aktarım yapmak gerekiyor. OpenSea gibi NFT pazaryeri niteliğinde olan platformlardan da açık arttırma yoluyla arsa alımı yapılabiliyor.

Dijital arazilerdeki alım-satım işlemleri akıllı sözleşmelerle yönetilir, bir blokzincire kaydedilir, bu da işlemi silinemez ve değiştirilemez hale getirir. Esasen hak sahipliği de bu NFT üzerindedir, satın alınan NFT kullanıcının dijital kripto cüzdanında saklanır. Bu işlemler halka açık olarak gerçekleştiği için herkes tarafından görüntülenebilir.  NFT’ler kavram olarak gerçek dünyadaki tapuya eşdeğerdir. 2022 Nisan ayında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, NFT’nin Türkçe karşılığı olarak “Nitelikli Fikrî Tapu” ifadesini örnek gösterdi.  Esasen tapular, satın aldığımız bir mülkün yasal hak sahipliğini gösteren belgeler iken, NFT'ler temsil ettikleri varlığı tanımlayan meta verileri(metadata) içeriyor.

Metaverse platformlarında gayrimenkul satın alımı için akıllı sözleşmelerden de bahsetmek gerekiyor. Akıllı sözleşmeler önceden belirlenmiş kuralların otomatikleştirilerek blok zincir ağına kodlandığı programlardır. Şu anda Decentraland'da bulunan akıllı sözleşme kodları, kullanıcıların arazilerini satın almasına, satmasına ve kiralamasına MANA jetonu ile olanak sağlıyor.  Ödeme gerçekleştikten sonra platform, NFT'nin kontrolünü otomatik olarak satıcıya devrediyor. MANA jetonu ile işlemler sadece Decantraland platformunda yapılabiliyor, her platformun satın alma işlemleri için kendine ait farklı kripto para birimi veya jetonu bulunuyor.

Metaverse platformlarındaki arsa değerlerinin hangi parametrelere göre belirlendiği de önemli, bir konu olarak karşımıza çıkıyor.  Sanal gayrimenkul sahiplerinin, sahip oldukları arazi değerlemeleri birbirinden farklılık gösteriyor. Dijital bir “monopoly” gibi, arsa değerleri konumlarına göre değişen fiyatlara sahipler.  Örneğin Decentraland platformunda, her parselin büyüklüğü farklı olmakla beraber araziler çeşitli bölgelere ayrılıyor. Vegas City (Kumar Bölgesi), Fashion Street (Alışveriş Bölgesi) ve Üniversite (Eğitim Bölgesi) gibi temalara ayrılan bölgeler bulunuyor. Her arsanın değeri de bu bölgelere olan yakınlığa göre değişiklik gösteriyor.  Örneğin, Decentraland'de Fashion Street bölgesinin yakınında 116 parselden oluşan bir alanın 2.4 milyon dolardan alıcı bulması en büyük satın alımlarından birisi oldu.  Yine ünlülerin sahip olduğu arazilerin yakınlarındaki alanlarda emlak piyasasında fiyatların oldukça yüksek olduğu görülüyor. Bir NFT toplayıcısı, Snoopverse'de (Snoop Dogg'un sahip olduğu The Sandbox alanı) 450.000 dolar değerinde ETH (Ethereum) karşılığında büyük bir sanal arazi satın aldı.  Arsanın konumu dışında arsanın üzerine yapılan binalar ve yapılar da arsanın değerini arttıran sebeplerden biri olarak karşımıza çıkıyor.  Ancak arsa üzerine yapılan yapılar ve eklentiler için de yine MANA üzerinden ayrı bir ödeme yapılması gerekiyor.

Sanal mülkiyette yasal altyapı nedir?

Metaverse’te arsa sahibi sadece satın aldığı alan ile sınırlı olmak üzere ev, konser alanı, tiyatro, AVM, müze, sergi alanı, çalışma ofisi veya başka herhangi bir yapı ve bina inşa edebiliyor. Arsa sahibinin satın alma işlemi kimsenin kontrolü altında olmayan blokzincir ağına kaydediliyor. Bu şekilde arsa sahibi dışındaki üçüncü kişiler arsa mülkiyeti üzerinde değişiklik yapamıyor, işlenmiş kayıtları silemiyor. Satın alma işlemi sonrasında arsa sahipleri, yalnızca benzersiz bir bit dizisi olan NFT'nin sahipliğini kazanmış oluyor ve bu NFT’yi kripto cüzdanında saklıyor. NFT kripto cüzdanında olduğu için, cüzdanın şifresine erişmeden hiç kimse, NFT destekli sanal daire, kıyafet veya diğer dijital ürünleri kendisine geçiremiyor.

Sanal mülkiyet sahiplerinin, blokzincir ağındaki değiştirilemez ve kontrol edilemez nitelikteki koruma prosedürlerine rağmen, yasal statülerinin karmaşık olduğunu söyleyebiliriz. Esasen, metaverse platformlarından satın alınan tüm varlıklar üzerindeki hak sahipliği, mülkiyet hukukuna değil, platforma ait kullanıcı lisans sözleşmesine tabiidir.  Dolayısıyla gerçek dünyada satın alınan arazi, arsa, ev, daire, apartman vb. taşınmaz mallarla ilgili düzenlenmiş mevzuatların geçerliliği metaverse’te bulunmuyor. Kullanıcıların, arsa alımından sonra ilgili platformun kullanım koşulları ve hizmet şartları ile sınırlı hakları bulunuyor, bu kurallar ise yasal düzlemde bağlayıcı nitelikte olan belgelerden sayılıyor.  Örneğin Sandbox ve diğer metaverse platformlarının çoğunda satın alınan arsa ve diğer dijital varlıkları kullanım ve erişim hakkını sınırlama ve sona erdirme hakkını saklı tutuyor.  Bir başka deyişle, platformlar yalnızca dijital varlıklara belirli süre zarfında erişim sağlayabiliyor. Böyle bir durumda 100.000 dolarlık dijital tablo sahibi olan bir kullanıcı ertesi gün platformdan yasaklanabiliyor ve sahip olduğu NFT’nin hiçbir değeri ve işlevi kalmıyor.

Hukuki riskler

Öncelikle metaverse yatırımcılarının her platformun hizmet şartlarını, hüküm ve koşullarını titiz bir şekilde irdelemesi ve avukatlar aracılığıyla potansiyel riskler hakkında bilgi alması gerekiyor. Birçok metaverse platformunun hizmet politikasında platform sahibi şirkete tek taraflı bir kontrol hakkı veriyor. Dolayısıyla bir NFT satın alındığında, aslında kullanıcının o dijital varlık üzerinde tam anlamıyla mülkiyet hakkı bulunmuyor. Bu satın alma işlemi, kullanıcının söz konusu dijital varlığa platform tarafından belirlenen süre boyunca erişimine izin vereceği anlamına geliyor.

Gayrimenkul sektöründe akıllı sözleşmeler alanında düzenleyici otoriteler tarafından birtakım regülatif adımlara ihtiyaç var. Çünkü bugün, bir arazinin satışı ve kiralanması için oluşturulan akıllı sözleşmeler, parasal yükümlülükler ve vade sınırlamaları gibi kısıtlı alanlarda düzenlemeler öngörüyor.  Bu düzenlemeler dışında kalan alanlar için çoğu platformda herhangi bir hukuki koruma modeli öngörülmüyor. Bu gri alanlardan birine, mülk sahiplerinin arazilerini kiraya vermesi halinde; kiracının arazinin değerini azaltan bir işletme kurması veya bir eylemde bulunması halinde ne olacağı konusu örnek gösterilebilir. Böyle bir durumda kiracının faaliyetlerini veya eylemlerini otomatik olarak ortadan kaldıran hükümlerin akıllı sözleşmelerle veya ek sözleşmelerle sağlanması beklenir.  Ayrıca benzer alanlardaki mülk kullanımlarını yönetmek için birbiriyle bitişik konumda olan mülk sahipleri ile sözleşme ilişkilerinin kurulması da gündeme gelecektir.  Yine, sanal gayrimenkul için kripto para kredileri sunan borç veren şirketlerin durumu da düşünülmesi gerekiyor.  Krediyi alan kullanıcının borcunu ödeyemeyerek temerrüde düşmesi durumunda birtakım aksiyonlar alınması sağlanmalıdır. Örneğin krediyi alan metaverse kullanıcısının öngörülen vadelerde ödeme yapamaması ve ihtar prosedürlerinin işletilmesiyle NFT sahipliğinden kaynaklanan hak ve yetkilerin otomatik olarak krediyi kullandıran şirkete geçebilmesi konusunda akıllı sözleşmelere kodlama yapılması öngörülüyor.  Böyle bir durumun yaşanması metaverse’te parsellenen alanlarda haciz konusunu gündeme getirecektir.  Bu tip hukuki problemlerin ortaya çıkışı ile ve her platformun kullanıcı sayısının artmasıyla birtakım tedbirler alınması gerekecek.

Metaverse’te gayrimenkul yatırımı yapmak, dikkate alınması gereken çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. En büyük endişelerden biri, kripto para borsasındaki dalgalanmalarla bağlantılı olarak fiyatların değişkenlik göstermesidir. Bu durum sanal gayrimenkul fiyatlarını da büyük ölçüde etkileyebilir.  Genellikle on yıl içinde gayrimenkul fiyatlarındaki değişikliklerde gördüğümüz şey, sanal dünyada bir gecede gerçekleşebiliyor.  Artan bir başka endişe ise platformun finansal olarak başarısız olması durumunda, metaverse platformunun tamamen ortadan kalkabileceği ihtimalidir. Platformun sona erdirilmesi konusunda üyelerin oy hakları olabilir, ancak platformu çalışır durumda tutmak için para kalmamışsa, platform sahiplerinin kapatma kararını engelleyen hiçbir yasal düzenleme bulunmuyor. Metaverse sektörel anlamda büyüdükçe ve geliştikçe, platform içi işlemler daha karmaşık hale gelecek. Perakendenin, ofislerin ve diğer günlük aktivitelerin sanal platformlara taşınması, diğer tüm hukuk türlerinin yanı sıra gayrimenkul, finans, istihdam ve fikri mülkiyet konularında uzmanlık gerektiren ve fiziksel dünyada karşılaşılan benzer sorunları yaratacak.

* Bu makalemiz 08.12.2022 tarihinde Harvard Business Review Türkiye’de yayınlanmıştır. Buradan ulaşabilirsiniz.